Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), konut kredilerinde uzun süredir uygulanan “birinci el – ikinci el” ayrımını kaldırdı ve kredi koşullarını yeniden düzenledi. Bu adım, konut finansmanına erişimi kolaylaştırmayı hedeflerken aynı zamanda kredi piyasasında reel sektör ve tüketici davranışlarını etkileyebilecek makro ihtiyati amaçlar taşıyor.
Nedir Bu Karar ve Ne Getiriyor?
BDDK’nın 31 Ocak 2026 tarihli düzenlemesiyle:
- Konut kredilerinde birinci el ile ikinci el konut ayrımı tamamen kaldırıldı. Artık kredilerde evin yeni veya ikinci el olması finansman kararını etkilemeyecek.
- Kredi kullanım oranları kira değerine oranla konut değerine göre yeniden belirlendi; örneğin 5 milyon TL ve altındaki konutlarda kredi, değerinin %90’ına kadar çıkabilecek.
- 2010 sonrası yapılmış ve en az C enerji sınıfı belgesi olan konutlar avantajlı kredi kapsamına alındı.
Bu değişiklikler, krediye ulaşımda belirsizliği azaltarak finansman araçlarını daha öngörülebilir hale getirmeyi amaçlıyor.
Sadece Ayrım Kalkmadı — Makro İhtiyati Paket Parçası
Tek başına konut kredisi değişikliği değil; BDDK kapsamlı bir düzenleme paketi açıkladı:
- Kredi kartı limitleri ve bireysel ihtiyaç kredileri için yeni sınırlamalar ve yapılandırma imkânları getirildi. Bankalar, kredi kartı limitlerini müşteri gelirleriyle uyumlu hale getirecek, 400 bin TL üzeri limitler sınırlandırılacak.
- Üzerine kayıtlı konutu olan alıcılar için kredi oranlarında düzenlemeler yapılacak.
Bu çerçeve, makro ihtiyati politika hedefleri doğrultusunda finansal istikrarın artırılması ve borçluluğun gelirle uyumlu hale getirilmesi amacı taşıyor.
Sektör ve Piyasa Tepkileri: Fırsat mı, Risk mi?
Farklı kaynaklar ve piyasa aktörleri bu adımı farklı açılardan yorumluyor:
Olumlu Yorumlar:
- Ayrımın kalkmasıyla ikinci el konut kredilerine erişim genişleyecek ve bu da mevcut konut stoğunun değerlendirilmesini artırabilir. İkinci el piyasası hareketlenebilir.
- Enerji sınıfı teşviki, daha verimli ve daha yüksek nitelikli yapılar için kredi çekilmeye teşvik yaratabilir.
- KONUTDER gibi kuruluşlar, mevcut finansmanın canlanmasına ve konut satışlarının artmasına dair beklenti içinde.
Eleştirel Yorumlar ve Risk Vurguları:
- Reddit ve sosyal medya tartışmalarında bazı kullanıcılar, krediye erişim kolaylaşsa bile yüksek faizlerin hâlâ önemli bir engel olduğunu dile getiriyorlar; yani kredi oranları düşmeden talep sınırlı kalabilir.
- Bazıları, 5 milyon TL bandı üzerindeki konutlarda kredi oranlarının hâlâ düşük kalacağını ve ekonomik gelir dengesizliği nedeniyle pek çok alıcının bu imkândan gerçekten yararlanamayacağını savunuyor.
- Ayrıca kredi kartı ve bireysel kredi yapılandırma adımlarının, tüketici harcamalarının finansmanını daraltabileceğine dair kaygılar var.
Değerlendirme: Neye İşaret Ediyor Bu Adım?
Bu düzenleme sadece bir kredi tanımı değiştirmekten ibaret değil. Daha derin dinamiklere işaret ediyor:
Finansal İstikrar Odaklı Yaklaşım: BDDK, bankacılık sistemindeki riskleri yönetmeyi ve kredi kaynaklarının daha sağlıklı kullanılmasını sağlamayı hedefliyor.
Talebe Destek: Konut piyasası talebini ve kredi kullanımını canlandırma niyeti var.
Faiz ve Gelir Etkisi: Kredi faizlerinin yüksek olması veya alıcıların ödeme gücü kısıtları hâlâ kritik risk unsuru.
