Ana sayfa Dünya ABD–İran Müzakerelerindeki Çıkmaz: Balistik Füze Tartışması Görüşmeleri Tıkadı
Dünya

ABD–İran Müzakerelerindeki Çıkmaz: Balistik Füze Tartışması Görüşmeleri Tıkadı

İran ve ABD Arasında Diplomaside Yeni Belirsizlik: Görüşmeler Bekleneni Veremedi

Paylaş
Paylaş
ABD ile İran arasında yeniden canlandırılması beklenen diplomatik temaslar, tarafların temel konularda uzlaşamaması nedeniyle beklenenden çok daha erken bir aşamada tıkanma noktasına geldi.

Görüşmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan ABD basını, müzakere masasındaki anlaşmazlıkların derinleştiğini ve sürecin belirsizliğe sürüklendiğini aktarıyor.

Washington yönetimi, İran’la yapılacak olası görüşmelerin yalnızca nükleer faaliyetlerle sınırlı kalmasını yeterli görmüyor. ABD tarafı, balistik füze programı ve İran’ın bölgedeki askeri ve siyasi etkisinin de müzakere başlıkları arasında yer almasını talep ediyor. Bu yaklaşım, Tahran yönetiminin “dar kapsamlı müzakere” ısrarıyla doğrudan çelişiyor.

İran ise müzakere sürecinin nükleer anlaşma çerçevesinde ilerlemesi gerektiğini savunuyor. Yetkililer, balistik füze programı ve bölgesel güvenlik konularının masaya getirilmesini egemenlik ihlali olarak değerlendiriyor. Bu nedenle Washington’un ön koşullarının, diyalog kapısını zorlaştırdığı görüşü öne çıkıyor.

Diplomatik kaynaklara göre ABD’nin, görüşmeler öncesinde uranyum zenginleştirme faaliyetlerine sınırlama getirilmesi ve bazı iç siyasi adımların atılması yönünde beklentileri bulunuyor. Bu taleplerin, görüşmelerin İstanbul’da yapılmasına yönelik planları da belirsizliğe sürüklediği ifade ediliyor.

Bölgedeki tansiyonun giderek yükselmesi, müzakere sürecine dair endişeleri artırıyor. Uzmanlar, diplomatik çıkmazın devam etmesi halinde askeri gerilim ihtimalinin güçlenebileceğine dikkat çekiyor. Orta Doğu’daki hassas dengeler göz önüne alındığında, müzakerelerin başarısızlığa uğraması yalnızca iki ülkeyi değil, bölge genelini etkileyecek sonuçlar doğurabilir.

Türkiye başta olmak üzere bazı bölge ülkeleri, taraflar arasında kolaylaştırıcı rol üstlenmeye hazır olduklarını dile getirirken, şu aşamada somut bir ilerleme sağlanabilmiş değil. Sürecin geleceği, tarafların taleplerinde ne ölçüde esneklik göstereceğine bağlı olarak şekillenecek.

Paylaş

Reklam