Ana sayfa Dünya Ürdün’den ABD Büyükelçisinin Nil’den Fırat’a Açıklamasına Sert Tepki
Dünya

Ürdün’den ABD Büyükelçisinin Nil’den Fırat’a Açıklamasına Sert Tepki

Ürdün Dışişleri’nden ABD’li Büyükelçiye Uluslararası Hukuk Vurgusu

Paylaş
Paylaş

ABD’nin İsrail Büyükelçisinin “Nil’den Fırat’a uzanan bölge İsrail’in hakkı” yönündeki açıklaması Orta Doğu’da diplomatik gerilimi artırdı. Ürdün yönetimi, söz konusu ifadelerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek sert tepki gösterdi.


Ürdün’den Nil’den Fırat’a Açıklamasına Sert Tepki

ABD’nin İsrail Büyükelçisinin kamuoyuna yansıyan “Nil’den Fırat’a uzanan bölge İsrail’in hakkı” şeklindeki ifadeleri bölgede yeni bir diplomatik tartışma başlattı. Ürdün Dışişleri Bakanlığı, açıklamayı kesin bir dille reddederek bunun uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler kararlarına aykırı olduğunu vurguladı.

Ürdün’den Uluslararası Hukuk Vurgusu

Amman yönetimi tarafından yapılan resmi açıklamada, söz konusu söylemin bölgesel barış ve istikrarı tehdit ettiği ifade edildi. Ürdün, iki devletli çözüm temelinde bağımsız Filistin devletinin kurulmasını desteklediğini yineledi.

Yetkililer, sınırların uluslararası meşruiyet çerçevesinde belirlenmesi gerektiğini belirterek tarihi ve dini referanslarla yapılan genişleme söylemlerinin kabul edilemez olduğunu kaydetti.

Bölgesel Dengeler ve Olası Sonuçlar

Uzmanlara göre bu tür açıklamalar, İsrail-Filistin hattında zaten kırılgan olan dengeleri daha da hassas hale getiriyor. Özellikle Ürdün gibi Filistin meselesinde doğrudan taraf olan ülkeler açısından bu söylem, diplomatik ilişkiler üzerinde baskı oluşturabilir.

Orta Doğu’da son dönemde artan gerilimler göz önüne alındığında, söz konusu ifadelerin bölgesel tansiyonu yükseltme potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor.

Uluslararası Tepkiler Artabilir

Diplomatik kaynaklar, açıklamanın yalnızca Ürdün ile sınırlı kalmayabileceğini, Arap Birliği ve diğer bölge ülkelerinden de benzer tepkilerin gelebileceğini belirtiyor.

Uluslararası hukuk uzmanları ise sınır ve egemenlik konularında yapılan bu tür çıkışların BM kararları ve mevcut uluslararası anlaşmalarla çeliştiğine dikkat çekiyor.

Paylaş

Reklam