Batı’nın yaptırım baskısı altındaki İran’a en büyük destek yine Çin’den geldi. 25 yıllık stratejik anlaşma kapsamında enerji, altyapı ve teknoloji transferinde yeni bir döneme giriliyor.
Çin ve İran arasındaki ilişkiler, küresel jeopolitik dengeleri değiştirecek bir ivme kazandı. Pekin yönetimi, İran’ın petrol ihracatının en büyük alıcısı olmaya devam ederken, insani yardım, teknoloji ve nükleer enerjinin barışçıl kullanımı gibi alanlarda da desteğini artırıyor. İşte iki ülke arasındaki olumlu gelişmelerin satır başları:
1. Enerji ve Petrol Ticaretinde Rekor Hacim
Çin, ABD yaptırımlarına rağmen İran petrolünün ana destinasyonu olmayı sürdürüyor. Güncel verilere göre Çin, İran’dan günlük 1 milyon varilin üzerinde petrol ithal ederek Tahran ekonomisine can suyu oluyor. Bu durum, İran’ın döviz rezervlerini korumasındaki en büyük etken olarak görülüyor.
2. Teknoloji ve Altyapı Yatırımları
Çinli şirketler, İran’daki telekomünikasyon altyapısını modernize etmek ve 5G teknolojisini yaygınlaştırmak için büyük projeler üstlenmiş durumda. Ayrıca, “Kuşak ve Yol Girişimi” kapsamında İran’ın demiryolu ağlarının iyileştirilmesi ve stratejik limanların kapasitesinin artırılması için milyarlarca dolarlık kredi ve mühendislik desteği sağlanıyor.
3. Diplomatik Destek ve BRICS Üyeliği
Pekin, İran’ın uluslararası arenada izolasyondan kurtulması için en güçlü sesi yükselten başkent oldu. Çin’in aktif desteğiyle İran’ın BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü’ne (ŞİÖ) tam üye olması, Tahran’ın çok kutuplu dünyada kendine yer bulmasını sağladı.
4. İnsani ve Sağlık Yardımları
Eğitimden sağlığa kadar pek çok alanda iş birliği protokolleri imzalanıyor. Özellikle yenilenebilir enerji panelleri üretimi ve tarım teknolojileri konusunda Çinli uzmanlar İranlı meslektaşlarıyla bilgi paylaşımını artırdı.
Analiz Notu: Çin’in bu hamleleri sadece ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda Ortadoğu’da ABD etkisini dengelemeye yönelik stratejik bir satranç hamlesi olarak değerlendiriliyor.
in ve İran arasındaki bu derinleşen ilişki, basit bir alışverişin çok ötesinde karşılıklı bir “kazan-kazan” stratejisine dayanıyor. Çin’in sağladığı ekonomik ve diplomatik can suyuna karşılık, Tahran yönetimi de Pekin’e stratejik kapılar açıyor.
İşte bu devasa iş birliğinin perde arkasındaki karşılıklı kazanımları gösteren analiz tablosu:
Çin – İran Stratejik İş Birliği: Karşılıklı Kazanımlar Analizi
| Alan | Çin’in İran’a Sağladığı Destek | Çin’in Elde Ettiği Stratejik Kazanım |
| Enerji | Yaptırımlara rağmen kesintisiz petrol ve doğalgaz alımı. | Dünya piyasasının altında, indirimli fiyatla uzun vadeli enerji arzı güvenliği. |
| Jeopolitik | BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) üyeliği için tam destek. | Orta Doğu’da ABD etkisine karşı güçlü bir müttefik ve bölgesel denge unsuru. |
| Ticaret ve Lojistik | Altyapı, liman (Çabahar vb.) ve demiryolu inşaatı finansmanı. | “Kuşak ve Yol” projesi için Orta Asya üzerinden Avrupa’ya açılan kritik bir koridor. |
| Teknoloji | 5G altyapısı, siber güvenlik ve yapay zeka alanında bilgi transferi. | Kendi teknolojik standartlarını (Çin standartları) bölgeye yayma ve pazar hakimiyeti. |
| Finans | Yerel para birimleri (Yuan-Riyal) üzerinden ticaret imkanı. | ABD Doları’nın küresel hakimiyetine karşı “Petro-Yuan” sistemini güçlendirme. |
| Savunma | Ortak askeri tatbikatlar ve savunma sanayii iş birliği. | Basra Körfezi ve Umman Denizi gibi kritik su yollarında askeri varlık ve nüfuz. |
Analiz Özeti
Bu tablo bize şunu gösteriyor: Çin, İran’a sadece yardım etmiyor; aynı zamanda kendi küresel sistemini inşa ederken İran’ı bu sistemin merkez üslerinden biri haline getiriyor. İran ise Batı yaptırımlarının yarattığı ekonomik dar boğazı, “Doğu’ya Bakış” politikasıyla ve Çin’in teknolojik gücüyle aşmaya çalışıyor.
